28.02.2014
siyahbeyaz
ben sanırım ,
inanmayı basardığım ne varsa hepsini kalbime sakladım.
bi kısmı kelimelerden olustu , diğer kısmı temaslardan, bakışlardan , duygulardan ve kitaplardan.
sizin ,
kendiniz için olusturdugunuz anlamlara karsı direniyorum. içini hızla ve gelişiguzel doldurdugunuz kalplerinizi elimden geldiğince deforme ediyorum.
siz izin verdiğiniz kadar.
kendi çıkarlarınız için dışladığınız guzellikleri girdiğim yerden içeri alıyor , zorlayarak koyduklarınıza yol gosteriyorum.
çıkışlar sağdan.
sizler düşünecek kadar özgür olmadığınız için en kolay yolu seciyorsunuz.
yaratmacılık oynuyorsunuz , suretler olarak , gerçekler orda öylece dururken.
ama olmuyor.
balkonlarınızda organik diye yetiştirdiğiniz o kucuk domatesler bile kızarmıyor . Güneş sizi sevmiyor , yeşille kırmızı arasındaki o sevimsiz, soğuk renkle cezalandırıyor sizi.
ve siz hala ,
o rengin sadece size özel olduğuna inanıyorsunuz..
13.02.2014
burun kıvır
görmezden geldiğim yarın, dünle bir olmuş , küsüp gitmiş
ve hiç tanımadığım insanlara kırılmış kalbim
havanın şu sıralar gündüzleri guzel oldugu kadar , geceleri küstah olmasına baska bi neden bulamıyorum
aslında , bunlar hep suistimal.
kırılırken , ustumun basımın ne kadar temiz ve iyi göründüğüne bakmadan parcalanırım. onun da bi adabı vardır benim için ,
ne dediğimi hiç düşünmeden ve ne kadar dediğimi önemsemeden , kelimelerimden başlarım , ince ince kırılmaya.
saclarım bile hayret eder hatta,
vazgecer gibi hepsinden ve boşverir gibi hepsine.
8.02.2014
bikaç kış , bikaç bahar
Belkide konusmak gereksizdi . bundan sonra hayallerini kendine saklayacak , kimseye ondan bahsetmeyecekti.
biliyordu , anlamazlardi.
günlerden cumartesi , havalardan parçalı bulutlu
henüz Şubat başı
olması hiç farketmiyordu.
29.01.2014
-ma
hissettiğin herhangi bişeyi tum kalbinle , sevdiğin bi surata anlatmanın ve o anda o kişinin seni anladığını bilmenin bi tanımı olmalı ve sözlüklere girmeli.
hissettiğin herhangi bişeyi tum kalbinle , sevdiğin bi surata anlatmanın ve o anda o kişinin seni anlamadığını bilmenin bi tanımı var ve sozluklerden çıkmalı.
***
gri
sana doğru yürüyorum
karşında kac dakika hareketsiz kalıcağımın düşüncesi aklımda
yuzume değen ilk bakış için hiç göremeyecegin bi gülümseme olusturuyorum.
avucumda çay sıcaklıgı , denize bakıyorum. bu griliği sevmiyorum. yanına gidince dibini gorücem , taşları ve yosunları görebilicem biliyorum ama uzağında sayılırım bi kaç kilometre.
o yuzden burdan bakınca gri , hep gri işte.
ufuk çizgisiyle birleşmiş üstelik , yerle gök
hareket eden gri bulutların arasından sızan gunes ısığı huzmeleri belli belirsiz.
gokyuzundeki süt-liman şehrinin o buyuk yangınlarını sondurmesi için çağrılan superkahraman senmişsin gibi ,
hemen çevirdin gözlerini ..
ardından kapandı aralık .
biliyo musun aralık ayına yuklediğim tum o anlamlara diğer ayların gucendiğini hiç sanmıyorum.
elimdeki çayın , kurabiyesizce tuketilmesine içerlediği kadar olamaz en azından.
sevgili ıslak hava , sevgili gri deniz , sevgili sıcak hırka
kış sebebiyle kafamı boynuna gömdüğüm
uzun.
- çaya şükrediyorum
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)