19.04.2013

çil



kirpik uçlarımda biriktirdiğim çillerin hepsi yaza
ama sen onları sevip , öptüğün için ; 
mevsim 
hep canımın içi kadar sıcak bana !

16.04.2013

Birlikte çıkılan her serüven birlikte tamamlanamıyor bazen



Korku mu verir , güven mi yoksa mutluluk mu deniz? Denize yda suya yakın bir yerde olmak hangisini hissettirir..?
Bana önce korku sonra mutluluk veriyor. İkisi bi arada olamaz demedim ki ?uçsuzluk gözümün gördüğü an içimi dolduruyor , bazen de ayağımın altındaki toprağın oynak ve güvensiz oldugunu hissettiriyor bana..
sana?
bu kadar emin ve bi yandan da umursamaz olman kaybetme korkusu gütmemen, önemsememendendir ve bunun da sonu ,sınıırı eminsizliktir dedim sana..
ya da demedim bilmiyorum.. düşünmüşte olabilirim..
Hiçbir çağrıya kulak veremeyecek haldeyim..
çağırsanız gelemeyecek..
Yokolma korkusuyla ordan oraya yer değiştiren bir konfor düşkünü, bencil bi soylu muyum? hayır....sen hep adını bilmediğim renklerle,yanlış ve asılsız yönlerimle boyadın tenimi.. ona inandın.
bende ne yaptım ; hic bilmedigim yerlere gitme hevesinden hic uzaklasmadım.  ..yarının olup olmadığını bilmeden butun günlerden sağılıp,
üstüne yarın hedefleri kurdum geniş zamanlarda hep mantıktan yoksun..
Dar alıp bir daha veremiyeceğimi sandığım nefesler arasnda sıkıştım kaldım..
zayıf bi ışığın peşinde ,yanılsama dolu aylar ve arada bi netleşip genellikle silikleşen görüntüler arasında kaybolmalar yasadım..
pencere camının buharında coğul nefeslerin buharlarını ve buz kalıbından düşmüş şekilli dokunuşları karşılaştırdım..
Sana kendimi bunca zaman anlatamayışım iki tane cümleye mi endeksliydi sence ??
Kimseye bişey anlatamadım ben..Hikaye yarım..hangi vagona bindiğini gördüm ama peşinden gelemedim burkulan ayağımdan..oturdum bi tumsekte kaldım ardından..
Rüzgar fısıltı halinde sarkısını mırıldanırken , daha kuvvetli hissediceksin üşüdüğünü sende..
Birazdan çoook yukarılardan bi rüzgar daha baslıcak..
Benim saclarımı savurup aklından geceni bana fısıldarken , aynı anda dolucak tum nehirlerin ağzı..bir hışım kabarıcak nehirler, olan yine diplerdeki balıklara olucak..
Hepsi kenarlara atıcak kendini son güçleriyle ve ben de sepetimi kavrıcam daldırıp çıkarıcam sen nerdesin , hangi balığın karnındasın diye..
sonra rüzgar estikçe kaybolucak ,dalgalar yok edicek kendini yavasca ,her kabarmasından sonra dibe cekicek kendini ve sehveti azalıcak ,susucak..

Ellerimi ıslatan son darbeden sonra dümdüz olucak,bütün sesler kesilicek ve sahip olduğum suları sakinlik örtücek..




4.04.2013

^__^



alelade ,
özensizce çıkan tüm kelimeler özetliyor halimi.

kurdele dedim
( ki ellerimden düşmüyorlar günlerdir )
-baktı.
kafama kurdele bağlasam , kocaman fiyonkuyla bence çok yerinde olur dedim.
hediyeyim resmen !

-öptü.


25.03.2013

bile



ben çoğu zaman , sarılıp göğsüme bastırırken bile kırabilirim sevdiğim şeyi




.

16.03.2013

bi portakal suyu iyi gelir



Sen işte..Mırıldanıyorsun kendi kendine..
Dönüşü yok yaptıgın hiçbirseyin... Sözcüklerden inşa ettiğin ülkeler silinip gidiyor bir
üflemenle; senin yada bir baskasının..
Süzülüp duruyorsun kağıtlarda ;
kalem izlerinden ibaret bir dünyaya doğru... en pürüzsüz duvar tanrın oluyor, sessizliğinse sesin..
Elinde ki o küçük deftere cümleleri değil yalnızca kelimeleri düşüyorsun tek tek birbirinden kopuk, alakasız,anlamsızca..
kelimeler birleşip cümlenin kendisi olmaya başlıyor gözlerinin önünde ;izliyorsun..Yazıyorsun kargacık burgacık el yazınla, sanki bir yere
yetişiyormuşçasına aceleyle,bir başına kelimeler her şeyi ifade ediyor sanıp rahatlıyorsun..
Gerisin geri mi yoksa tam tersine sadece olduğun yerde mi hareket ediyorsun bilmiyorsun ama ileriye
dair bir adım attığını sanmıyosun... Zamanın belirteçlerinden muaf bir sessizliğin içinde, sağır
kulağına çocukluktan hatıra çan sesleri yerleştiriyorum senin için ve bu yanılsamanın sana vereceği uyku için.
Oysa ki en basında, ortasında ve sonrasında her şeyin bir yanılsama olduğunu bilirken, kendini
yine de bu yanılsamanın içine bırakabilmeni sağlayan fikir ne? Kendine söylemeyi becerebildiğin tüm yalanların
toplamısın sen ve kendinden kaçırdığın doğruların iç çekmesi...

üç aşağı beş yukarı
varlığım ve yoklugum üzerine bir küçük deneme yazma niyetiyle masanın başına geçmiştim
dün gece; bugün ki gibi serin değildi ve ben de hırkalı ve üşümüş değildim..
henüz ortada hiçbir hikâye
yoktu bu hisse ve bana ait..
Bir yaşamın içini boşaltan veya tıka basa dolduran, orda içinde bi yerde kendimizi kaybolmuş hissetmemize neden olan temel durumun
yaşanılan mutluluk ya da mutsuzluklardan öte, o yaşamın kendimize olan izlerine teğetliğinde saklı olduğuna inanıyorm uzun zamandr.
Ben de aynı senin gibi izler üzerinden hareket etme niyetiyle çalıp çırpıyorum etrafımdaki
ruh diye adlandırılan aşağılık komplekslerinden...