28.10.2012
tanburada
bu sıralar en cok gundelik seyleri seviyorum ben. hayat içinde yüzeyde kalmama sebep oluyor bu taze alıskanlık ,
derinlerimden cıkardıgım hersey en yuzeysel ,en gundelik duyguma karşılık geliyordu ve diger herseyi unutturuyordu bana
bende tutmak için hiç çabalamamış olabilirim , bunu düşünmeliyim.
en kısa haliyle bana yasadıgmı hissettiren her sey gundelik , diğerleri hep yük benim için ..
hafifliyorum bazen , ayaklarım kesiliyor yerden.
farkediyorum , tozlara özgü ani manevralarla boşlukta salınıyorum yön değiştirerek.
tespit.
ruhsal deformasyon
16.10.2012
Üst üste yazılan yazılarn sana ait kelimeleri hala sıcak !
Suskunluğun boyutu gözlerimi yaşartıyor bu gece
kafamı kaldırıp bakmaya çalıştıkça gözlerim ufalıyor, ben ufalıyorum
öyle bi suskunluk ki sonunu bulup ağzını açmaya çalıştıkça irtifa kaybedip
senin yanına düşüyorum
kendimi koltukta buluyorum
sana bakıyorum
yüzünden düşen bin parça ama ben en çok dudaklarına üzülüyorum
dudakların dökülüyor yüzünden
parçaları toplayıp yerlerine takıyorum
o güzel ağzın resmen bin yıllık bi sandık
o sandık ki denizler dibinde ,ben güvertede , peşindeyim
sandığın içinde defineler ben define avcısı -ymışım
gibi
hissediyorum
hepsini buluyorum
sırf konuş diye attığım o bozuklukları
definen sanıyorum
ağzını öpüyorum..
hissediyorum
hepsini buluyorum
sırf konuş diye attığım o bozuklukları
definen sanıyorum
ağzını öpüyorum..
9.10.2012
Hıhı
Bu kadar ilgisiz olduğu için küsebilirim..
duyup duymamazlıktan geldiği için kendime kesinlikle küsebilirim..
Sonra da
yaklaşıp
sessizce yanıma
gönlümü alabilirim..
kime ne ?
30.09.2012
kuru gürültü mü hepsi?
Zorunlu ayrılıklarımıza , sessiz konusmalarımıza ve derin yazılarımıza ragmen mi bu boşluklarımız..
gidişlere , arkamızı dönmeyişlere ve geri gelmeyişlerimize mi inancımız..
alışkanlıklarımıza , zayıflıklarımıza mı irademiz böylesine güçlü..
sevdiklerimize ve sevmediklerimize mi gülümseyişlerimiz , ayrı ayrı..
karanlıklara mı , ayrılıklara mı , kışa mı inadımız..
cesaretlerimiz , cesaretlenmelerimiz için çok mu geç artık..
mesafeler .. o nefret ettiğim mesafeler..
dört teker üzerinde aşılan mesafelere mi yoksa insanların elleriyle inşa ettiği mesafelere mi bağışıklığımız..
hangilerinin teninde, kimlerin dilinde ,nasılların elinde kırıntılarımız..
22.09.2012
ben, kendine ayar çekmesi gereken kadın, bugün yalnızca kırları ve denizleri düşünmek istiyorum..
bu gece bi iki konugum var, bi kaç fimo kaplumbaga, bi kaç deniz tası, kurumus bi denizatı..
yan tarafımda cok iyi tanıdıgım bi omuz var , yaklaşıyorum biraz , bakışları iyi gelen balkon serinlğinde.. ellerimi uzatıyorum biraz sakinleşip, sıcaklığı hep bildiğim..
gözlerimi kapatıp ruh halime renkli bişiyler alıyorum, üstüm yazdan kalma, üşümek istiyorum.
rüzgar bekliyor öylece bekleme koltuklarında , uğraşmıyor içeriye girmek için ;miskin..
aynı ben , ben ve saçlarım .. onları günlerdir yastıkta unutmus/uyutmus gibiyim ..
bu gece
tatil donusuyum,aksam serinliğiym..
buzluktan aldıgım bi yudum tesellinin üzerine düşünceler ekliyorum , belirsizim ama mutsuz deil..
gözlerimin önüne en sevdğim bakışı getirip , takıyorum boynuma..
düş kurarken eksilttiğim günlerin yokolma hissi yerini yine umutlara bırakırken bende, çokları 'mutsuzluk' izmaritleri söndürüyor dünyanın içine..
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)




