10.11.2011

Şükür ki kalbim atıyor !

Tüm bunlar,yaşananlar benim alışık olduğum anlaşma şartlarına ters,lütfen gidin burdan.

deişim ister herkes; o değişsin , bu değişsin ,mümkünse senin şu huyun değişsin / ama kimse bilmez ilkin kendinden başlaması gerektiğini bu değişimin.
kim gelir, kim öğretir , kim birleştirirse bunca kelimeyi ve kocaman cümleler elde ederse;
o zaman adım atar işte gerçeklikler ülkesine..

aslında , bakma sen bende çok bildiğimden değil de, insanlar bilmediğinden ; aynı şeyi bi başkası söylese yada bilmese de biliyor gibi yapsa hemen inanırlar,
anaokuluna adım atmış çocuklardan farkı yoktur insanların öğreniş sürecinde..

hepimize küçükken büyükler cok bilir gibi gelirdi ya, büyüdüğümüzde tüm öğreticiler soyutlaştı, alınan derslerle birlikte hemde.. baş ağrıları elle tutulmazdı, kalp sızıları ona keza..
ne öğrendysen onun ödülü oldu alnındaki ter, gözündeki yaş; ki düşününce en güzel ödül belki , kaynağına götürür insanı , düşünceye,temele götürür, su*ya götürür..

ne konuşuyor büyüyünce insanlar, ne yazıyor, ne çiziyor acaba? uykusuzluklarından dersler çıkarıyorlar mı ?çıkarıyorlarsa eğer nası içeri sokabiliorlar aynı hızla içeri ?
nası zor tek başına olupta tüm dünya yükünü omuzlarında taşımak.. ? kolay mı ?
sorulardan bunaldın mı ?
biliyormusun soru işaretlerinin şeklidir en çok korkutan beni, minik kasap çengellerinin aklının her odacığında olduğunu düşünsene..kndi bacaklarımızdan asılmamız için bekliyorlar bizi cevapsız kaldıkları sürece..

tüm bunlar ' o kadar uysal yada o kadar yakın 'olamamamızdan belki.paragrafların en başına götürdü kelimeler şimdi. samimiyetsiz ve çok degerli naiflikten uzak kalmayı tercih etmeyenlerin yanında olmayı reddedenler cumhuriyetini biz bu yüzden sevdik herşeye rağmen ..ki kendileri bünyeye en zararlı cumhuriyet seçildi, bedenin altınvuruşu olarak bilinirdi.
öyleyse söyleyin ne yapalım biz şimdi?
sonsuz saat uyuyalım mı gözlerimiz açık ?bulalım mı eşimizi ? bulduğumuza inanalım mı ?
ceplerin büyüyen deliklerine inat , küçülelim mi ?

tüm bu sorular ; o küçük kasap çengellerine eklenen yenileri
iyisi mi ,cevapsızda olsa salıverelim biz bi ikisini..

8.11.2011

Küçük şeyler sevindirir ruhumuzu

biz, hepimiz,.. gün gelip tüm egolarımzdan arındgmzda  /  ki pek mumkun diil / aslnda deniz gbiyiz.
sdece durgun olduğu için sadece dalgalı yda sadece mavi olmadığı için ssadece bulut rengi..

bütün duvarları kaldrdgmzda aramzdaki  /  ki aslında yoklar ve bu da aslında mumkunsuz oldukça / suyun içinde ayklarımız hemde bileklerimiz
gözgözeyiz işte hep şimdki gibi ve aklımzın alamıcagı kadar durgun/dalgalı ,kocaman bi deniziz

böyle oturup butun herseyi dşünmek ne mümkün!düşünmeden edebilirmiyiz ?
bi gün olucak biliyorum
sen ,ben,deniz .. şimdilik sadece hayal edebiliriz..

/ senle ben de deniz gibiyiz, yerinden oynatamadığın taşların ; tek derdimiz... /

14.10.2011

İçi boş giysiler

bi açığınızı yakalar ve hayatınıza girer insanlar
çıkmak içinse başka bi açık kollamaya gerek duymazlar
kalbnize , beyninize , sırlarınıza ,
kahkahanıza , yaşınıza hatta geçen yaşlarınıza ortak,
etten kemikten yarattıgınız o yere, belki mabedinize
istedikleri an girip çıkabilceklerini zanneden insancıklar olurlar..

20.08.2011

Nasıl bilirdim ?


yazlık bi hayat

bunun hayalini kurmanın sonunu göremiyorum ben

bir adım daha ileri gidermiyiz
yada bi adım daha atıp ta o uzaklıkların boyunu ölçebilirmiyiz acaba..

içimde bi uzak
içimde bi tuzakla birleşti

yalnız olanların hayaletiyle benim yalnız anlarımın vehameti
sizler,

özellikle de sen!

henüz farkında bile olmadığın bu yalnızlığa hiç bi an mola vermeden
son sürat devam et

ve içindeki o ağaça çarp !

sen böyle devam ettiğin sürece
kimler hoşçakal dökecek arkandan

bak,..

yada sessizce gel kendine, içime su serp!

seç!

5.08.2011

Kırık

hadi kopalım yine, önce bi yaprak snra bi tane daha
bi yaprak
bi yaprak dha..

gövdelerimizden birbirimize dogru uçları sivrilmş oklar
fırlasın
ruzgar gibi vızıldayan, can yakan
oklar


sonra duralım
bi esneme payıyla
yaydan çıkalm..