20.10.2010

Sudan sebepler


Dört başlı bisküvi enzimleri dişlerinin arasındaydı...
Ağzı hala alkol kokan şahıs, geceliğinin dantelli beyazında yalınayak dolaşıyordu odalarda, ..
Evin içinde bisküvi kırıkları..
Banyoda vanilya kokulu köpüklerle kısmen dans eden sevgilinin ıslığı boğaza kaçan sudan sebep öksürük nöbetine döner mi..

bence döner..

15.10.2010

Sonra


Çok mu özlemedim?
az mı sevdim?




Tırnak kırılmasındaki o hazin ,ince sızı içimde..
Akıllarda birikmiş sorgular ve hep aynı bak sorulduğunda cevapsiz kalmalar..
sonra,
Ölçüp ,biçip; tartıp ,topluyorum herseyi..
Adaletinden benimde emin olmadığım o teraziye ekliyorum seni..
ağırlığın yok, değerin yok,
sevgin yok özrün yok..

8.10.2010

Kalp


Ben sanırım
ara sıra seni tam onikiden vruyorum..

buzdolabı notu ;

seninle birlkte tüm pişmanlıklar üst rafa
onikiden vurdgm geceleriyse orta rafa kaldırdm
artık gerek yok ya
hep elimin altındasın ;)

seni seviyorum

7.10.2010

Evvel zaman değil aslında ,şimdi..


ezop masallarına yakıştırılabilirdi ancak
benim gidişatım

oysa ben ezop masallarına bile
herseye oldugu gibi geç kalmıştım


masal bu ya
evvel zaman kambur zaman olmuş
evvel ben kambur sen

elimdeki kostüm amacını aşmış
tül olmuş dantel olmuş duvak olmuş
sevdim


masal senin masalın ya
ben yine bas köşede

sen kurşun askerlerinle oynamak yerine
gelini öpmeyi tercih ettin
öptün

30.08.2009

O , gezegen..


Beyaz bir arabanın sarımsı farının ışığından inip aldı gözlerimi.
Bense yolun kenarnda yürümeye çalışıyordm tökezlenerek ; yorgun, kırgın.

Boştum, çünkü çok dolmuştum..Hafif bişi sandı beni,kucakladı ama yanıldıgını cooook gec anladı..
çok fazla ağırdım ben taşınacak gibi deildim hiç,
belki tanısıcak kadar..
Koyu renkti gözleri ama gerisini hatırlamıyorum ...
koyu renk gözlere deil de öyle kara bakıslara alerjim olsaydı bnm keşke..
ve Çok yasa , ii yasa yaa yerine benmle yasa deseydiler bana keşke..
bnde sende gor demeseydim de emrin olur deseydim ,ssessizce..
Kim sölemiş ki gözler anlamazki susmaktan die,susturulmaktan ,
seslerinin kısılmasndan isyan etmişler bile çoktan..

Zaten bi süredir sürgündeymiş bnmkiler o kara gezegende,diplerde, cok derinde..
Haberim bile yok..
Herseyden haberim var, ülkede olan bitenlerden, savaslardan,barıslardan, evrenden , gezegenden,..
ama o yoğun , tarifi imkansız seyden , kendini - herkes farketmesin diye, parçalara ayırıp yıllarca nerelere konuslandıgından
içinde nasılda buyudugunden ,buyuyebilmek için hala taze kalabilmek için kendini içimde nasılda saklayıp sakındıgından
haberim bile yok..
Etrafmdaki herseye aldırarak fakat içimdeki hiçbirseye aldırmayarak sürüyormuş işte..
Dünya gibi..
O da aslında umursuyor içinde olup biten herseyi..
değiştiremiyor içine yerleşip kalan kötülükleri, özlemleri oluyor eskiye nazaran yeşili, kokuulu çiçekleri..
Etkileyemiyor oda gelişen hiçbişeyi ama etkileniyor içten içe oda benim gibi..
eriyen, kendi cüssesine göre minnacık kalan buz kütleleri
içini ısıtan Güneşten üstüne sıcrayan kor taneleri
En yakın arkadası olan Ay'dan kaynaklanan depresif gel-gitleri
arada bi üstüne düşen ,canını yakan göktaşları,cisimleri...
Saklayamıyor oda bizler gibi dısardakilerden kendini,ama
sırf yasayabilmek için sarıldıgı
içinde, üsttünü örttükleri..
oksijenler, ormanlar , denizler, topraklar..
aynı içimizdeki gibi
Sevgiler, sevgililer, aileler,dostlar,aşklar,arkadaşlıklar..
İçten içe yaşam mumunu içimzde yanık tutan duygular..
Güneşimizi parlak kılan varlıklar, yaratılmışlar..

Bende içimdeki Güneşin doğusuna doğru gidiyorum ,
inadına hemde batıdan batıdan..
ama hiç batmadan..
örtmeden üstümü, örtünmeden,
saclarımda rüzgarın dalgası..
tenmde değişik bir ısı, ben kararlı..