2.11.2018

çarşaf




bu sabah ,
yastığından ayrılmanın acısını elektiriklenerek çektiriyor saçlarım.
ve neredeyse vücudumdaki çarşaf izlerinden önce uyanıyor tüm anılarım
sırasıyla
bacaklarım, parmaklarım, yaşlarım

iyi baktığım beyin hücrelerimin kapladığı alanın yüzölçümü gözyaşı seviyelerime bağlı olarak değişiyor yıllardır.
 
bu durumu bilen ,
o çok sevdiğim filmin tekrarına denk geldiğimde benimle gülümseyip , gözlerinden öptüğünde ayrılık gelir diyen arkadaşlarım
herşeyin yolunda olduğuna beni inandıran baş parmağım
ve ağladıktan sonra aynada yüzümü incelemenin masumluğuna inanmışlığım










23.10.2018

ben ve omuzlarım




aslında birbiriyle anlaşamayan , fakat bunu hiç belli etmeyen bir güruhun içine doğarak ne kadar iyi ettiğimle ilgili hep bir kaç soru işaretim olmuştu.
bunu her zaman düşünür , yeterli olduğunu varsaydığım kadar vaktimi heba eder sonrasında içinden çıkamadığım meseleler rafına kaldırırdım herzaman .
yani bu tip meselelerin yabancısı değildik  , ben ve omuzlarım , hiçbir zaman. 
insan olmanın doğası gereği ve insan olmanın verdiği unutmaya elverişli zihnimi , bu konuda oldukça başarılı bulur dahası çoğu unutulmuş an için tebrik ederdim bişey sorduklarında ama hatırlamadığımda.

işte o çok kıymetli zihnimin , pek sevgili hatıra çöplüğüme eklemesini istediğim bişeyler var bugün.

ne yarın ne dün
mümkünse hemen bugün.
..
.





serin




balkondaki sandalyeye oturur, bacaklarını karnına çekersin
henüz uyanmamış zihnine iyi gelir sabah serini
dolabından ince bi tshirt seçer , buz gibi olmuş diz kapaklarına koyarsın başını
üşümenin tam mevsimi





20.10.2018

rulo





içinden çıkmak istemediğim el örgüsü battaniyemin altında bariz bir rulo halinde yatıyorum.
acısız ve soğansız.
ve nihayet biten yol çalışmasını düşünüp, sevinerek penceredeki yansımama bakıyorum.
sessiz ve sedasız .







30.09.2018

farkındalık




düşünerek ya da konuşarak halledemediğimiz herhangi bişeyi , yazarak hiç halledemiyorduk
ve bu beni ziyadesiyle üzüyordu.

farkındalığı, 
benim için kalp krizinden farksız ,
senin için sancısız
ölmesine ölmüyorduk ama
zayıf bir kalbin uzun ömürlü olmayacağını biliyorduk

sırasıyla ,
önce aklımıza düşüyordu , sonra ikna ediyorduk kendimizi
sonra
sonrasını biliyorsun..






düşün.