ben gülmüyorum ki..gülüyor muyum öyle mi geliyor..YoO YoO gülmüyorum..
ama duyuyorum ..geçende sanki Ay'ı tutar gibi oldum,... tuttum, baktım ;gözüme yaklaştı kirpiğimle ittim..
Beyaz bir arabanın sarımsı farının ışığından inip aldı gözlerimi. Bense yolun kenarnda yürümeye çalışıyordm tökezlenerek ; yorgun, kırgın.
Boştum, çünkü çok dolmuştum..Hafif bişi sandı beni,kucakladı ama yanıldıgını cooook gec anladı.. çok fazla ağırdım ben taşınacak gibi deildim hiç, belki tanısıcak kadar.. Koyu renkti gözleri ama gerisini hatırlamıyorum ... koyu renk gözlere deil de öyle kara bakıslara alerjim olsaydı bnm keşke.. ve Çok yasa , ii yasa yaa yerine benmle yasa deseydiler bana keşke.. bnde sende gor demeseydim de emrin olur deseydim ,ssessizce.. Kim sölemiş ki gözler anlamazki susmaktan die,susturulmaktan , seslerinin kısılmasndan isyan etmişler bile çoktan..
Zaten bi süredir sürgündeymiş bnmkiler o kara gezegende,diplerde, cok derinde.. Haberim bile yok.. Herseyden haberim var, ülkede olan bitenlerden, savaslardan,barıslardan, evrenden , gezegenden,.. ama o yoğun , tarifi imkansız seyden , kendini - herkes farketmesin diye, parçalara ayırıp yıllarca nerelere konuslandıgından içinde nasılda buyudugunden ,buyuyebilmek için hala taze kalabilmek için kendini içimde nasılda saklayıp sakındıgından haberim bile yok.. Etrafmdaki herseye aldırarak fakat içimdeki hiçbirseye aldırmayarak sürüyormuş işte.. Dünya gibi.. O da aslında umursuyor içinde olup biten herseyi.. değiştiremiyor içine yerleşip kalan kötülükleri, özlemleri oluyor eskiye nazaran yeşili, kokuulu çiçekleri.. Etkileyemiyor oda gelişen hiçbişeyi ama etkileniyor içten içe oda benim gibi.. eriyen, kendi cüssesine göre minnacık kalan buz kütleleri içini ısıtan Güneşten üstüne sıcrayan kor taneleri En yakın arkadası olan Ay'dan kaynaklanan depresif gel-gitleri arada bi üstüne düşen ,canını yakan göktaşları,cisimleri... Saklayamıyor oda bizler gibi dısardakilerden kendini,ama sırf yasayabilmek için sarıldıgı içinde, üsttünü örttükleri.. oksijenler, ormanlar , denizler, topraklar.. aynı içimizdeki gibi Sevgiler, sevgililer, aileler,dostlar,aşklar,arkadaşlıklar.. İçten içe yaşam mumunu içimzde yanık tutan duygular.. Güneşimizi parlak kılan varlıklar, yaratılmışlar..
Bende içimdeki Güneşin doğusuna doğru gidiyorum , inadına hemde batıdan batıdan.. ama hiç batmadan.. örtmeden üstümü, örtünmeden, saclarımda rüzgarın dalgası.. tenmde değişik bir ısı, ben kararlı..
Uzun zamanlardan beri süregelen edebiyatla olan yatak arkadaşlığımız Uyutmayınca beni , son bulmuyor cümleleri ; hafif doğrulup masal okuyorum ona geceleri.. Aksi oluyor kaçıyor uykular ve oyun oynuyoruz bana karşı beni tanıma, beni bilme ve beni sevme oyunları.. Tutuyor mızıkçılığım bu kucuk oyunda bile kendime karşıyım. Kadınlığım, Şirretlik ve hınzırlık arasnda bocalıyor , -bi ileri bi geri- Sonra hissedilen ürperti kendi kendimle yuzyuze geldiğimdeki şaşkınlık ifadesiyle birleşti.. Üşümüyorum hayır,üstüme bişey almama gerek yok , Nası olsa bambaska bi kitapta hazır olucak benm için hersey ölçüsüzlüklerine ragmen saracaklar bedenimi ve ruhumu ve ennde sonnda incitecek beni orası da.. Çünkü ben hyal kırıklıı tablosndaki o malum kadınm ve yanmda sevdgm ve sevmedigm adamlarım..
hayır çizmesnler o resmi, incitmesinler beni hyr girmesin -ben o salondan içeri ,almasınlar beni hayatımn dısında kalmalıym sanki, biraz daha izlemeli..
Gelmiş geçmiş butun tabiat olaylarnı senin iki avucuna bırakmak istiyorum.. ,hediye etmek biçimli kurdelesiyle.. Aşina oldugumuz mevsimlerin hikayelerini, yaprakların kuruma öykülerini anlatmak.. Bi tiyatro sahnesinin her kösesine özenle yerleşen kelimeler sayesnde, tüm şiirlerine hayran olmalarını istiyorum insanların.. İmkansz olsa da senin içn, bi şehrn sadece senden ibaret oldugunu aynı benim gbi hissedebilmeni.. Hergun yeni,yepyeni sevdiklerin olmasını istiyorum..Tüm iyi niyetimle hemde.. Bazen de yeni bi tenin olmasını istiyorum,bnm dokunmadığm o tenin ne kadar pürüzlü oldugunu farkedebilmen için.. Doğru mu bilmem,belki iki kez düşnsem doğru dürüst,en azndan hakettiğin cümleler cıkıcak kalemimden fakat ikincisini düşnsem bile yazmama engel oluyor parmaklarım... ki, ilkininde varlığından resmen şüpheliyim.. Unutmak için bu karmaşayı,müziğe sıgınıyorum..Etrafmdaki tüm boşlukları bana dair bi 'sus' ile buluşturuyorum.Ama olmuyo beceremiyorum.. En fazla üç dakikalık bi şarkının notalarına basamıyorum..Susturmalı bu parça,notalar hissetrmeli kendini Her hayatta ancak grektiği kadar 'sus' yerini bulabilmeli.. Benim yokoluşlarımın bir anlamı gibi,senin suskunluklarının bahanesi.. coğu zaman yazdklarını yasayan sen,yasadklarımı yazıyorum die mi anlamak istemiyor beni.. Kitaplarn sayfalarnda yada zarfların arasnda unutulmş kalmış kır çiçeklerine gözün gbi bak..Eğer sahip çıkamaz,eğdirirsen boyunlarını korkarım onlar da hep yakıcaklar senin canını..
Rüzgarın esintisiyle hafifçe sallanan küpelerim kulağımda, gözlerimi dikmişim güneşin içine içine ardını görürcesine Yasadıgıma en çok mutlu oldugum zamanlara dönebilme niyeti, kalbimin en temiz köşesinde Sonra sıçrıyorum bu sıralar duymaya alıştığm bi sesle Der ki ; gittikçe daha çok zayıflamandan,yok olmandan korkuyorumm Derim ki; gittikçe daha çok zayıflamaktan , yok olmaktan korkuyorm İç ses der ki ; Gittikçe zayıflıyarak yok olsam yaa ..
İç sesimle kendi sesim pek çelişkili Garip bi zaman bu zaman sacma sapan bi şeklde savurabliosun senin için en değerli şeyleri ve sen savurdukça hiç bi zaman yok olmicaklarmış gibi sonra zamanı geliyor yok oluyor hepsi ,anca o zaman dank ediyor kafana.. ama yoook burnumuz kaf dağlarında..zorlanıyoruz eğilip toplamaktaa.. hem sanki çabalasak toplasak aynı olucak mı ki
Akşamüzeri serinliğinde yurumeyi severdim ben eskiden..Bi yere giderken ara sokakların cazibesine kapılırdım.. Sonra da sokakların butun süsleri yok olmuşken sakince eve yürürdüm..sakince..
güzeldi.. Sende öyle.. Üzgünüm..
Hata olmayı yakıştıramazdım kendime ve istemezdm de kimsenin hayatnda adımı hata yapmayı.. Saçlarım savrulsa yine rüzgarlarda..farketmesem kimi sectiklerini ;ama bilsem neyi fısıldadıklarını ...geçmişten kaçıorsan sen ve beklediğin bişey yoksa gelecekten..ne manası var söylesene bugünlerin...
Rüzgar esiyor.. Ben neden yürürken karşılaşamicağım adamları seviyorum ki..
Derince bi kap düşün hayalinde.. İçine doldurdugun suyun, kabın şeklini alışını izle..sonra dağıt ellerinle, aç gözlerini ve beni dinle.. Senin zihninde yarattıgın o kadının boşluguna beni doldurma boş yere..Her ne kadar hafif tuzu olan bi suyla karışık olsa da vücudum, giremedim o kabın şekline..
*Anlamaya calşma boş yere, aynı dunyanın dönmesi gibi..döndüğünü anlamıyorsun anlamak istemedikçe..
Seni düşünmek içinde bzim oldugumuz siyah beyaz fotograflar cektrmek gibi.. hani en nostaljiğinden Bi de duyulan bi deklanşör sesi, senin parmağın sayesinde çıkan sesin yada nefesin senin , nefes darlığı ceken düşüncelerim buda yetmezki bize zaten hadi temmuzu bekleyelim fotografla kalmayalım siyah beyaz kısa filmler cekelim.. çok yukleniyorum kalbime bi o kadar da beynime yok bundan ötesi, sonum kısmı felç gibi bişi Sesini duymadığım ,kelimelerini okumadığım -ve hiçte istemediğim- kaçıncı sabah ki adını duydugumda ki tüyler ürpertisi üşütüyor beni, dişlerimde gıcırdama sesi artık son gunler sen bilmezsin.. o kadar hoş günler ki ,zorla pürüz arıyorum bi yerlerde ,döndürsün diye beni bu kadar fazla dile getirmekte hislerimi ,neyin nesi ben zaten kendimi anlamıyorum ,ama bu kendi kendime konusmak gibi.. asıl demek istediğim özledim,yine özledim seni.. şimdi, işte şu an gercekten üzgünüm benim parmağım sayesinde cıkan deklanşör sesi seni değil, allah kahretsin onu resmetti..
Beynimin bazen dozunu aşırdıgı tüm çarpıcılığnı es geçiyorum..Aklımda hiçbirşeyn olmadıgı bi anı kolluyorum... Böyle resim gibi gözünün önüne getirmeyi istiyorum herseyi ; ressam olmayı okadar isterdim ki ama kabiliyetim yok..Öyle işte..
Hmm senin de hevesn kaçtığına göre başlayabilirim.. lakin benimki de kaçmak üzere..
-Ayakkabılarımı çıkarablirmiym acaba ? elime alıp sessizce girmek isterim buraya.. Bekler ama duvardan yanıt gelmez..ses cıkmaz ,soluğumsa yapayalnız su anda..hatırlı birşeyde olmuyor bu evde sanırm,yüzüne pat diye böyle vurulurmu yalnızlığı insanın... büyük koltukların bulundugu odaya yöneldi..her zaman ki gibi dengede duran vazo hiç hoşuna gitmedi yine...bu özgürlüğün adını denge koymaları ve dengenin iyi birşey olduğunu anlamıyordu.. ama kendisnde gördüğü dengenin farklı olduğunu vazoyu her gördüğnde bi kere daha anlıyodu..aradaki uçurumlara kafası bozuktu.. Aslında burası farklıydı ne denge sorunu vardı ne de dengesizlik.sadece vazoydu nihayetinde...evin ayrıntısı gibi görürdü kendini bu yüzdendi belkide hissettiği hayal kırıklığı..Düz bakarken,yana doğru eğil;rengarenk,yüzünü her çevirdiğinde.. koltuksaa..hiç eşlik etmezdi ona..hep otururdu onunla ama kalkmazdı hiçbi zman..herşeyi batardı koltuğa,her hareketi,her lafı...ama yine de zorlardı aptalca iyi niyetini..bir koltuktan daha fazla şey beklerdi. diğer eşyalar da yordu onu;yine ,her zaman ki gibi..herşey birbirinden okadar farklıydı ki okadar uyumsuz,ters,zıt.. orada yaşıyordu,mecburdu,ama gittikçe daha dayanılmaz oluyordu.eşyalara kafa tutucak hali yoktu..eşyaydı nihayetinde,boş göz boyayan, anlamsız işte boşluk dolduran..Değişebilecek hiç şansları yoktu.yenilenseler öncekilerinin yerini doldurmaktan ibaretlerdi..Küflenmekti sonları bu rutubette,havasızlıkta,insansızlıkta... Yığınla peşpeşe duraksamadan üstüne geliyordu herşey ve kalemi sayfanın üstünde bekletti yavascaa..resim yapmayı çok isterdi o,yapabilmeyi.. Sonra acemice çizdiği eve,bacaya,balkona baktı..içerdekine üzüldü,çok ama çok üzüldü..(nefes hep içerdeydi ama o her defasında boğuldu)
Öyleyse bende dışını süslerim dedi içinden ve basladı kalemi oynatmaya..bu evin içine huzursuzluğun girmesi yürek ister diyordu rengarenk çiçekler.. son anda beliren yangın çıkışı umud vaadetti..belki de tek yok buydu..
Sessizce söylüorm duymasın die ,beni iyice dinle anlatmanı isticek şimdi senden ,sen anlattıkça anlamaya calışacak belki de ,zihnine girip kendi işine yarayan ne varsa almaya calışacak.. hatta sen konusmaya baslamadan ,anlatmanı istedikçe büyüyecek,elleriyle uzanabilecek, yetişecek hayallerine sen anlatmadıkça da yerleşicek iyice, oturacak bedenine, soluğunu zorlayacak.. bakma ona; oda kırışcak ,çevirme bile kafanı onun tarafına .. sökülecek iplik iplik kelimeleri aynı gözyaşları gibi.. alma üstüne sen boşver.... iki damla gözyaşı aktı diye sakın ona minnet etme..
Neyi anlatmalıym ki sana ? Seni sana anlatsam -uzunca- dinlediklerinle kendine buyuk geleceğini mi? yoksa seni kendime anlatsam benim hayalllerime küçük geleceğni mi? Anlatacak hiç ama hiçbir şey yok ki gercekte.. içime içime susuyorum ben ;ama bazen.. ve şimdi içimde ki öyle büyük bi çığlk ki şiddetnden içimin camları tek tek kırıldı en çokta duygularımın canı acıdı..
Havuz.!.
-
"en güzel yalnızlık , seninle olanı."
ağızda bıraktığı tat , küçükken oynadığımız nefes tutma oyunları gibi. bu
defa nefesimi tutarak , çocuklara seni neka...
Minnoş'tan haber var.
-
Yaşasın! Minnoş'a yuva çıkmış! Bir hayvansever Minnoş'a sahip çıkmış. Evin
diğer köpeği sorun çıkarmazsa artık Minnoş'un yeni yuvası orası. Adı da Hera
o...
Petrol Ofisi Reklamı: Kadir İnanir ve Yaban
-
Haneler'i izlemesem de, dizideki "Yaban" karakterini epey görmüştüm
Facebook'ta, orada burada. Derken az önce reklamlarda Kadir İnanır ile
birlikte görünce...
Güçlü Hafıza
-
Yazar: Ahmet Yıldız
Sayfa Sayısı: 395
Kitap Boyutu: 12,5 x 19,5
Yayınevi: Alfa Yayınları
Hafızanın tanınması ve güçlendirilmesine dair hazırlanan bu kitap,...
birisi bavulumu toparlayabilir mi?
-
izmir günleri de bitti...
bel ağrısıyla geçti zaten ne geldiğimi anladım, ne gezdiğimi... zaten
yediğim içtiğim benim olsun; yaşadıklarım da bana kalsın......
öpüşmek yassah hemşerim
-
Bundan epeyce once televızyonlarda gunduz kusagında hanımlar ıcın yayınlanan
bı program cesıtı vardı..
Insanların ozel hayatlarındakı carpık durumları konu...
uçtu uçtu
-
yanda gördüğünüz bilenk benim bilenkim.
ama bildiğiniz bileklerden değil kendisi..
13 senedir içinde bir 0,5 uç muhteva ediyor.
lise ikide-belki de daha önc...
Özgür cocuk!!!
-
Gecenlerde bir markete gittim.
Icersi epey bir kalabalik oldugu icin kasalarda da kuyruk vardi. Kasaya
geldim siranin bana gelmesini beklerken yan taraftaki...
Size sevgilim diyebilir miyim?
-
Haftanın en güzel haberi çarşamba gününden pazar akşamına kadar kışlık
iznime çıktığımı duymak oldu.Allah razı olsun da hayatımda kış iznini de ilk
defa du...
Gece gece nereye böyle?
-
MERAKTAN ÖLDÜK BÖLÜMÜ: Dilim varıyor ama acaba orada yani monitörün benim
tarafıma düşen tarafı değilde senin tarafına düşen tarafında mapushaneye
düştüğüm...
Format c:
-
Bilgisayara format atabilen kızların varlığını kabullenemeyen, gördüğü zaman
şaşıran erkekler var. Sanırım kendileri dünyanın en zor işinin bilgisayarı
for...
İnsan hatalarını panik halindeyken yapar
-
Benim küs kalmak gibi bir özelliğim yok. Biri bana en kötü şeyi yapsa da
gelip yüzüme bakıyorsa kaldığım yerden devam ederim. Ama lanet olsun, artık
şu Esr...
Kırık Sabahlar
-
**
**
*Hayat adil değil, en azından son zamanlarda. Evet son zamanlarda
sınandığımı düşünüyorum. Bir film vardı hatırlarsınız "thurman show" aynen
öyle işt...
5 günlük yine yokum
-
Evet bi süre yani 5 gün yine yokum. ÜDS kursum tatil bu hafta beden bunu
fırsat bilerek diğer eve gideceğim. Daha önce söylemiştim Eskişehir'in bi
ilçesind...
"A rainy night in Paris"
-
Müziklerimin olduğu klasöre nereden nasıl geldiğini bilmediğim şarkılardan
birine takıldım yine bir gece vakti. 3-4 gündür de dönüp dönüp dinliyorum.
Şark...
Beni özleyin anacim
-
Ohaaaaa tam bes kisi olduk inanabiliyor musun:)
Ne kadar eglenebilecegimi düsünemiyorum artik.
Ben esyalarimi topluyorum, bugün Anadolu yakasina geciyorum....
Na'vi'ler Türktür! Hayır Kürttür!
-
Efendim, James Cameron'ın devasa derecede manyak ötesi filmi (aha içime tiki
kaçtı, çık lan dışarı mel'un iblis!) Avatar, tüm dünyada olduğu gibi,
Türkiy...
şiirden pornoya
-
Sundance'ta Allen Gingsberg'in hayatını anlattıkları Howl'la beğeni toplayan Rob Epstain-Jeffrey Friedman ikilisi şimdi de tarihteki ilk oral seks sahneleri ...
youtube playlist
-
A friend who is name Ercin wanna me to make a playlist for him. I think, he likes my music choosing. And after, i said "sure, i do wilingly"... I put what i ...
Hoşça Kal Sevgilim Blog "Şimdilik"
-
Gidiyorum millet.
Bu sefer daha uzun bir ara.
1 sene kadar yokum. Nerede olduğumu, arada neler olduğunu eğer yaşamaya
devam edersem gelip anlatacağı...
2011
-
Yaklaşık 1 ay sonra askere gideceğimden olsa gerek muhtemelen en erken 2011
yılının Mayıs ya da Haziran ayında buraya tekrar bir şeyler
karalayabileceğim. ...
Takip Ettiğim, İzlediğim Diziler
-
Altuğ'nun twitter da bana dizikopat demesinden sonra bloga izlediğin dizileri yazsana çağrısına cevap vererek listemi açıklıyorum.Şimdi altta sıraladıklarım ...
Hoşçakal!
-
Annemin babasını da babamın babasını da hiç tanımadım. Annemin babası ben
henüz bir yaşındayken akciğer kanseri sebebiyle vefat etmiş. Babamın babası
da, b...
Confessions of a workaholic :P
-
Yani alkışlayın falan yani nihayet şu bloggera giriş yaptım büyük başarı bu
ha hahahaha.Neyse ne cidden bi bloğum olduğunu bile unutmuşum bi giriim
dedim n...
Piranalar
-
Güney Amerika'da, genellikle küçük balıklar, çalı karidesleri, leş ya da
böceklerle beslenen 30 piranha türü yaşıyor. Ve bunların içinde sıcak kanlı
canlıl...
Yazası Gelmiş Rigor'un ...
-
Bahaneler üretme ve bulma konusunda üzerine yok sanırım.. Baksana günler
günler olmuş yazmayalı ve kimseyi merak ettiğim halde okumayalı.Ama sorsan
neden ...
Defter görünümlü temaaa
-
Kaç gündür şu defter görünümlü temalarla uğraşmaktayım ama hiçbiri içime
sinmedi bu tema kadar. Güya minik bir sanal defter edinecektim ama bu temada
karar...
Mim Bilmem Kaç.
-
Kadim blogdaşım Hakan-can mim'lemiş,saolsun.Pek halim,gücüm yok ama
olsun..Konu,eğer bugün dünyaya hakim olsaydınız,şu anki yaşadığımız
düzende,sistemde ve...
Yiyorum yiyorum doymuyorum yahuuu!
-
Az önce annemin misafir için aldığı karpuzu ortadan ikiye yardım, bi
tanesinin tam göbeeni oymak suretiyle ellerimle yedim! Annem evde diil şu an
ve gelip ...