1.11.2017

eğer.



doğru olan ve gerçek olan arasındaki o çelişik çizgide bir ben mi tökezliyorum diye düşünüyordum ki elimi tuttun.
ve sen elimi tuttuğunda,
kendime bi kahve yapıp yanına da bi dilim kek alabilirim.
sen dışarı çıkmak istediğinde gökyüzünün vanalarını  açıp , yeryüzünün yağmurla birlikte sana sarılmasını sağlayabilirim.
bu başlayan ama bir  türlü bitmeyen biçimsiz inşaatı yıkmam sadece bir bakışıma bakar
aynı anda o çok sevdiğim kasabadaki adaları suya gömebilir , aynı sudan buharlar çıkartabilirim.
Dünyayı bilmem kaç derece bilmem kaç dakika ekseninden kaydırabilirim ve bu benim bi saniyemi bile almaz.
Ay ı ikiye bölebilir , sen seviyorsun diye gözünün gördüğü her yeri baklava gibi dilimleyebilirim.

hala elimi bırakmadıysan ,
birilerini diriltebilirim,uzun yoldan gelenler için
biraz içki ve sohbetten ne çıkar
sıkılırsak eğer roketlerin patlamış mısır saçtığı bir savaş başlatabilirim

hepsini ve daha fazlasını elimi tuttuğunu sandığım o milisaniye için
yapabilirim.
yapabilirdim.


ben konuştuğumda sen duyabilseydin ,sen bağırdığında ben camları kapatmasaydım eğer .
ben ışığı açtığımda sen karanlığı özlemeseydin, ben çok yorulduğumda , hastalandığımda , uyumak istediğimde , üzgün olduğumda ,en sevdiğim bardağım düşüp kırıldığında ve o karanlık parmaklarıma dolandığında , kendi etrafımda dönmeye çalışırken yörüngemden çıktığımda ve hiçbişeyi değiştiremediğim için olanlarla mutlu olmaya çabaladığımda  ,
sen hızlı hızlı yürümeseydin , durulmakla durmanın farkını bilebilseydin , hakedene haketmeyene gülümsemeseydin ,ben üşüdüğümde sen tenini güneşe teslim etmeseydin ,bazı zamanlar senin yaşadığın bi saatin benim yılıma denk geldiğini bilebilseydin eğer,
tüm zamanlar birbirini tutabilir , uzak/yakın ın hiç*oluşunu izleyebilirdik.

ama
şimdi gözlerimizi bir nehir kıyısına kapatıyoruz gizlice. bir iki de yıldız ekliyoruz başımızın üstüne.
birine göre yalnızlık
birine göre sessizlik
ikimize kırgınlık
diğerine kalpsizlik
ısırılmış bir elma duruyor kırmızı ekose örtüde
tadı(n) tuzu(n) hep ağzımın içinde





24.10.2017

kelime





'herkes kelimeler yapar , herkes bir şeyler yazar' dedi adam okuduğum bi kitapta.
 ilk defa duyuyormuşum gibi üzüldüm .
'kelime' kelimesinin hayatımdaki önemini düşündüğümde hayal kırıklığımı tahmin edersin.

edersin değil mi ?
onlarcasını okudun bunca yıl ; anladın , anlamak istedin , yanlış anladın ve bazen anlamadın ..
istemedin.
biliyorum.
pekte önemi olmayan , oldukça küçük yazılmış bi dipnot olabilirim karıştırdığın kitabın sayfalarında,
tüm ömrüm tek bir saniyede okuyarak zihninden geçen bi kelime olabilir.
hikayenin tümünü düşündüğümde o tek kelime nasıl ayrılamazsa bütünden  , bende ayrılamam .
ayrılmam.
çünkü gitmek için tüm sebepler sabitken , gidebilirmişim gibi düşünürken bile dahil olmayı sevdiğimi hiç aklımdan çıkarmadım.

şimdi sen
beni hatırladığın tüm kelimelere biraz daha yakından bak
çünkü sadece onlarla oluşan bu hikayeyi aslında hep sevdim ben.

9.10.2017

paradigma





beklenmedik bişeyler beklediğim günlerden biri değildi o gün
ama yine de
yağmur damlaları vasıtasıyla gezdiğin evlerden birinde seninle tanışmak
yeterince beklenmedikti aslında
o ıslak haline rağmen söylemek istediklerini söylemiş olmana sebep olanlara bakınca ; iyi ki parmağımın ucuna almışım seni diyorum şimdi.










öyle




arkamızda kalan denizlerdeki planktonların sönmüş ışıkları ya da yeryüzünün bozkırı .. yer çekiminden dolunaya ; her türlü iklimden merkürün güneşe yanaşmasına kadar sana bahsetmediğim doğa olayı bırakmadığım gibi rüyalarımın ve kelimelerimin de bir sonu yok benim
bedenindeki en küçük kemikten bile hevesle bahsedebilir , hiç susmadan şarkı söyleyebilir , kirpiklerin için sayısız cümle kurabilirim.
hala.
yapabilirim.
çünkü bu hissi seviyorum.
üzerinden ne kadar zaman geçtiğini hatırlamak istemediğim , sona ereceğini en başından zihnime kodlamadığım , sana değdiğim andan itibaren kollarına dolandığım o sarılmanın
gerilimsiz hissine ihtiyacım var.
ancak o zaman ,zaman zaman değişeceğini düşündüğümüz hiçbişeyin değişmeyeceğini kabul edebilirim.
çünkü
öyle.



23.09.2017

gece





belki de ;

her iki kutup noktasından da görülecek olan Güneşle biraz olsun ısınırsın
sana altı ay sonbahar vadedemesemde
bakarsın
yarım yıllık bi gece boyunca süren o rüyada saçlarımın arasına dolanır, kıvrılır yatarsın