4.04.2014

içtiği kahvelerin telvesinden yapardı uykusunu ve sığdırırdı geleceğini her fincana bu zamanın insanları






pek sürükleyici sayılmaz ama bi hayalim var , kendisini ilk kez bi rüyamda görmüştüm. 
bundan on bin seneler sonrasının bi ata adayı olarak , bu rüyamı atasozu yapmaya kararlıyım.
bir baskasının  beş duyusuna kupe olup parlasın ,  ben onu bi cümleye sığdırabildikten sonra  ,

***


neden olmasın.



26.03.2014

küpseker





o gun ,
yogun bi kar yagışı bekleniyordu omuzlarımda ,
neredeyse yagmur bile yagmayan kışı arkamda bırakıp , çokta guneşi olmayan baharın ilk gunlerine yuzumu çevirmiştim.
balkanların dalgacı havası , bilimin ayak bileğine çelmeyi takmış , at yılının kışına ait son yagmur damlalarını kimlerin tenine değdirmişte , 
şeker olup erimişler ; haberlerde hep.




13.03.2014

sevgilimonucmart




her gece illaki benden once daldıgın uykuların sebep
ben uykuya dalana kadar oynadığım oyunlara.
elimi uzerine koydugum kalbinle kalbimin senkronize atışını dinlerken
nefesimi nefesine yaklaştırıyorum , senin verdiğin soluğu ben alıyorum. 
uyanıyoruz. soylenecek seyleri az olan gunlerin sabahına
ama sırf sen gozlerini actıgın için neşeleniyorum, sonra..

8.03.2014

düşünce şnorkeli



henuz olgunlaşmamış ham düşüncelerimle , çapaklarım birbirine girmiş uyandım.
gözlerimi kapatıp uykuya zorladığım gecelerin sabahı hep böyle ve içine giremediğim kitaplarım hep böyle gecelerde biter .


28.02.2014

siyahbeyaz






ben sanırım ,
inanmayı basardığım ne varsa hepsini kalbime sakladım.
bi kısmı kelimelerden olustu , diğer kısmı temaslardan, bakışlardan , duygulardan ve kitaplardan.

sizin ,
kendiniz için olusturdugunuz anlamlara karsı direniyorum. içini hızla ve gelişiguzel doldurdugunuz kalplerinizi elimden geldiğince deforme ediyorum.
siz izin verdiğiniz kadar.
kendi çıkarlarınız için dışladığınız guzellikleri girdiğim yerden içeri alıyor , zorlayarak koyduklarınıza yol gosteriyorum.

çıkışlar sağdan.

sizler düşünecek kadar özgür olmadığınız için en kolay yolu seciyorsunuz.
yaratmacılık oynuyorsunuz , suretler olarak , gerçekler orda öylece dururken.
ama olmuyor.
balkonlarınızda organik diye yetiştirdiğiniz o kucuk domatesler bile kızarmıyor . Güneş sizi sevmiyor , yeşille kırmızı arasındaki o sevimsiz, soğuk renkle cezalandırıyor sizi.


ve siz hala ,
o rengin sadece size özel olduğuna inanıyorsunuz..