27.03.2009

Elimden geleni yapıyorum ama bu kadar benim becerim..


Kendimi bazı anlar bir koleksiyoncu gibi hissediyorum.
Sanki bir zamanlar, bilmediğim bi yerlerde yitirdiğim bi hissin peşinde;
farklı yerlerden ,küçük küçük duygular toplayıp yığıyorum bir kenara..
Belki günün birinde,beklemediğim ve kokusunu bile duyamadığım bir anda
tüm bu parçalar toplanır, iç içe geçer de kendi kendime beceremediğim
bu hissi bana geri verir umuduyla...






16.03.2009

Duyu ve duygu Genleşmesi..


Herkes birşeyimden şikayetçi
bende saçlarımdan , kirpiklerimden..
Gözlerimdeki makyajda akmış zaten
topluyorum saclarımı..dudaklarının arasından bu konuyla alakalı tek bir kelime çıkarana bile..
susssss diyorum..'' ben böyle seviyorum...''
tam o an içimden geciyor
bunu ben mi söylemeliydim..yoksa duymalımıydım istediğim sesten..?

bazen hırrrr diye gezen hırcın bi kadın oluyorum burda
bazende gereğinden fazla suskun,sessiz..
Lanet bi inadım oldugu su götürmez bir gercekmiş
ondan duydum ( çok önemli olmasa da fikirleri..)
ama doğrusu bu..
ne zaman ısrarla özür dilenir ki..
Geçimsiz oldugumu hissettiğim zamanlarda
sonuna kadar inandığım sevgilerin, koşulsuz dostlukların ve
şartsız samimiyetlerin neden varolduklarını düşünüyorum
yanımda olmak isteyenleri şiddetle itiyorum
istediklerim olmuyor ,yalnız bırakın diyorum
Sanırım artık eskisi gbi olmuyor bu saydıklarım
Bi süre sonra ipin ucu eğer kaçmışsa
-aklın yani
sac diplerimi sarıyor sarmaşıklar, bir türlü memnun olamamalar sanki..
bir migreni ve midesi olduğunu hatırlatan tum paranoyalar ve umursamalar
üstüme üstüme geliyor o zaman ..

Belkide o çok sevdiğim yazar burda da haklı
'her insan biraz hayal kırıklığı'
tamam bencede haklısın yeterince uzak kalalım ,şimdilik bu kadarı yeterli
ve tehlike anında yanımızdaki - sevgilimzin kalbini kıralım
üzülsün benim için pek tabii
Beni kaybetmek üzere oldugu için veya aslında hiç kazanamadığını farkettiği için..
Sinirlerimin gerilmesi yuz hatlarımı bile endişelendiriyor
ve ben malesef hala gülmek üzereyim ağlamadan az önce

oof.. Bakıyorum camdan.. almış başını gidiyor şehir..
burası kimin şehri, noluyor demeye fırsat yok
alfabedeki çoğu harfe kastım artıyor
Kimse buna şiir demesin , edebiyatın en uclarında geziniyor
duysa zaten birileri katledilmem için üstüne para verir
seni kiralar hemde , katil filan tutar
beni de yukselik ,..sensizlik tutar..

seninle her halükarda aynı seyleri içicez biliyorum..kahve,çay..
aynı masada bi çok zamandan sonra ,
ama başka bi şehirde işte hç düşünülmeyen anılarda
adın hep böyle anlarda dilimin ucunda
tehlikesini dşündükçe olanların bu içimdeki güven hisside neyin nesi
bi açıklıyabilsem kendime..

Gökyüzüne baktığım ve yeryuzune bastığım takdirde
içimdeki sen iznimi istedi
parçalanmak için moleküllerine parmak izimi istedi
'sen nasıl istersen öyle ,
seviyorum seni
ama eskisi gibi değil ve bu hiç kırmıyor beni...'
dedim, dokundum,....gitti..





7.03.2009

Zihinsel olimpiyatlar ..



Anlaşmak , anlaşılmak diye bişey yok aslında
,farklı farklı yuzlerin ve dillerin altında başıboş zamanlar dolaşır
Senin sokaklarda aynı basıboşlukla dolandığın zamanlar
varlığını koruyabilmen adına başkalarını parçaladığın zamanlar gibi..

gecip giden zaman hain , anlamansa zor onu..
Düşünsene hem,
İki karanlık orman birbiriyle anlaşsa nolur ,anlaşmasa ne olur

güvenmek diye de bişey yok ki aslında ; aynı yuzlerin ve bilinmedik dillerin altında ,yine aynı korkular dolanır
Kaçarsın kovalarlar , korkunun kokusunu alırlar..
iki karanlık orman birbirine güvense ne olur hem , güvenmese

uydurulan anılar ,sahte ,samimiyetsiz öyküler
gerceklikten uzak sevgiler ..
hiç kullanmadığın hislerini bırakırsın kurtulmak için ellerine
yine de arınmazlar kapından ..
Bundan sonra o
iki karanlık orman birbirini sevse nolur ki
sevmese...

1.03.2009

||| Sade |||



Eğildim ve kalbine seslendim , üzülüyormuydum bende bilmiyorum..

bi nefesllik üfledim, ziyan mı olmuştu canımızı yakan onca yaramız ve sen gizlemeden gösterebiliomuydun kabuk bağlamamış yaralarını bana, bilmiyorum..
kendineydi sadece husnu kuruntularının verdiği acının sebebi ,kesikler..
ve ben denedikçe daha da susamıyordum ,çünkü biz benzerdik ,farklı olan tek bir yanımız vardı oda bizi bizden eledi ,biliyorum..
sende biliyorsun aslında , kötüyü gören gözlerimiz ve dilimizin ucunda zehirlerimizle kaybettik rüyalarımızı, avucumuzdan düşürdük, tutup tutup tekrar düşürdük..
kaybettik işte..
çok mu nüksetti gece gece özlemin anlamadım ki..
nerden esti şimdi bunca kelime..
harflerimin bir araya gelmesinde kelebeksel bi kanat çırpış, bir araya gelen cümlelerde ironik bi yasanmışlık,
yazdıkça kendimde bi keşif amacı , demirsiz ve parmaklığı olmayan hücrelerin ardında, kolundan tutup zorla ortaya cıkardığım hisler..
Uykusu ağır taşların altında, gölgelerin içinde arayışlarım,gecmişmisin oralardan die..
yorgun düşüşüm bi süre sonra..
avuclarmla birlikte sıkışım gözlerimi de..
ardından yuttum bütün süsleri,yavan sectiğim kelimeler şimdi..
beni bekleyen yine herhangi bi sabah, herhangi bi saat yada her zamankinden farklı ne farkeder ki..
nası olsa hayat yine dener, üşenmeden tekrar eler..
kendi beynim döndüğünce, dönebildiğince uykuya dalışlarım,gidişlerim kendime..ama bu gece sanırım sana yazdım bunları
sade ve sadece..